Aralık 08, 2022

Liz Behmoaras'In son kitabı "Sevmenin Üzerine"…

Liz Behmoaras'In son kitabı "Sevmenin Üzerine"…

Yaratıcılık zorlu bir iş… Öte yandan bizler de tüketime fazla odaklanmışız…

Çok uzun araştırma ve çalışma dönemlerinin ardından yaratılıp, bizlere sunulan bir romanı mesela, bir gecede okuyorsak, mutlu mu olur yazarı bu durumdan? Yoksa uzun ve zorlayıcı emeklerinin birkaç saatte tüketilmesinden bir miktar sıkıntı da hisseder mi acaba?
Yazarın çoğunlukla yalnız olduğunu dile getiriyor Liz Behmoaras yeni kitabı “Sevmenin Zamanı”nın son sözünde. Doğru yerde, doğru zamanda kulağına çalınan bir çift söz, ya da gözlemlediği bir deneyim sonucunda sanatçının yüreğine düşer yaratıcılık kıvılcımı. Sonrasında ağır bir işçidir roman yazarı.
Karakterlerini yaratacak, yaşadıkları dönemi araştıracak, onların davranış biçimlerini o dönemin sınırlamalarına göre belirleyecek, sınırları zorlayanları bekleyen tepkileri, dışlanmışlıkları yansıtacak, ve tüm yaşantıları araya az ya da çok tarihsel, kültürel, toplumsal gerçekleri serpiştirerek hikayeyi kurgulayacak… Ve tüm bunları bir araya getirirken, karakterleri tüm duygulanımları, sorgulamaları, yerine göre söyledikleri ve söyleyemedikleri ile okurun zihninde canlandıracak. Sevgi dolu yürekleri ile paylaşılanları ve tek başına kalmışlığı, korkuları ve ihtirasları, öylesine içten bir lisanla anlatacak ki, okur bir anlamda kendini bulacak karakterlerde sayfalar ilerledikçe… Günler ve gecelerce; aylara, hatta yıllara yayılan bir araştırma, beslenme, toplama, yaratma, beğenmeme, yeniden, ve yeniden yaratma çabası…
Ve nihayet yerini alacak roman, önce kitapçı raflarında, sonra okurun başucunda…
Nankördür çoğu zaman okur… Belki sıkılacak birkaç sayfada, belki de bir gecede tüketecek yazarın bunca zorlu, bunca yoğun çalışmasının meyvesini: “bir gecede okudum” diyecek!
Ne düşünür bir roman yazarı onca emeğinin bir nefeste tüketilmesi karşısında? Başarısının göstergesi midir bu durum? Yoksa bir miktar hüzün de var mıdır böylesi bir başarı duygusunun içinde? Öte yandan, kitabı bir gecede okuyup bitirdim diyen okur, gerçekten bitirmiş midir okuduğu o romanı? Kısa ya da uzun, değişken de olsa, daha bir süre, yaşatmaz mı zihninde, gönlünde, ruhunda roman aracılığıyla yaşadıklarını?
Toplumsal beklentinin aksine, farklı dinsel ve kültürel geçmişlerine rağmen, ihtiraslarının ve hayallerinin peşinde giden bir çiftin tüm kaybettikleri, kaçırdıkları ve yaşadıklarının aracılığıyla ikinci dünya savaşı yıllarında Türkiye’de yaşananları yeniden irdeliyor Liz Behmoaras “Sevmenin Zamanı” kitabında. Savaşın sıkıntılarını, yaşanılan zamanın zorluklarını, yoklukları ve yoksullukları kocaman bir sevgi bulutu içine sığdırmış… Savaştan çok, farklı olana tahammülsüzlükleri kalplerimize bir hançer gibi saplarken bile sevgi bulutu içinde kalmayı başarmış üstelik… Karakterler öylesine sevgiyle işlenmiş, öylesine içten ve gerçekler… Sanki içimizden birileri… Zaten içimizden birileri…
Evet, itiraf ediyorum, bir nefeste okudum Sevmenin Zamanı’nı… Okudum, İlk harfinden, son noktasına kadar… Fakat bitiremedim henüz okuduklarımı… Hala gönlümde, hala yüreğimde yaşıyorum…
Eline, gönlüne, emeğine sağlık Lizi’ciğim…


Dalia MAYA
24/05/2011

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir